|
BİLİMSEL GERÇEK:
Kara delikler
(Black Holes) güneşten beş kat daha büyük kütleye sahip
dev yıldızların yaşamının yaşlılık dönemidir. Kara
delikler büyük yoğunluğa ve çok kuvvetli çekim gücüne
sahiptirler. Öyle ki hiç bir şey hatta 300,000 km/sn.
hıza sahip ışık bile çekimlerinden kurtulamaz.
Gökyüzünde deliğe benzer bölgeler gibi gözüktüğü ve
kendilerine yaklaşan her şeyi gizledikleri için “kara
delikler” olarak adlandırılırlar. Bu gizlenen yahut
gözükmeyen dev yıldızlar, diğer yıldızlar dahil
kendilerine yaklaşan her şeyi yollarından süpürdükleri
için de “dev elektrik süpürgesi” diye adlandırılırlar.
Karl Schwars Child’ın 1916’da ve Robert Oppenheimer’ın
1934’de yaptıkları hesaplar bunları göstermektedir.
1971’den beri, bu yıldızların var olma ihtimalleri çok
daha fazla artmıştır. Örneğin bilim adamları galaksimiz
Samanyolu’nun merkezinin bir “kara delik” olduğuna
inanmaktadırlar. |
|
KONUNUN MÛCİZEVÎ
YÖNÜ:
Kur’ân-ı Kerîm’in
uslubunda yeminin olumsuz kullanımı ifadeyi
pekiştirmektir. Adeta Allah (c.c), açık kanıtla birlikte
yemine ihtiyaç olmadığını söylemektedir. Allah (c.c)
şöyle buyurmuştur: “Şimdi o sinenlere (gündüzleri
gözden kaybolan yıldızlara), o akıp akıp yuvasına
gidenlere, kararmaya yüz tuttuğunda geceye, ağarmaya
başladığında sabaha yemin ederim, O (Kur’ân), şüphesiz
değerli bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür”
(Tekvir 81/ 15-19) Yeminin büyüklüğü ve önemi, üzerine
yemin edilen şeyin kanıtlanması için de geçerlidir.
Burada üzerine and içilen şeyin özellikleri, “kara
delik” denilen nesnelerin özellikleriyle tamamen
örtüşmektedir. Zira bunlar aslında yörüngelerinde hızla
hareket eden yıldızlardır. Bu sebeple onların (“cevari”,
hızlı hareket eden) lafzıyla vasıflandırılmaları uygun
düşmektedir. (“Hunnes”, sinen kaybolan) lafzı ise
dildeki tüm anlamlarıyla uyuşmaktadır. Bu kelimenin bazı
anlamları ise şöyledir: “Gözden kaybolma, peçelenme,
gizlenme, gözükme ve gelişmeden sonra geriye dönüp
silinmek”. Bunlar hakikaten ömürlerinin sonunda yok
olan, maddesi büzülen, örtünen, dev yıldızlardır.
Onlardan hiç bir ışık gözükmez, bunun sebebi
yakınlarında bulunan her şeyi yollarında süpürüp
yutmalarını sağlayan şiddetli çekim gücüdür. Böylece
kütlesi ve gücü artar. Burada (kunnes) yahut büyük
süpürgeler lafzıyla tavsif edilmelerinin sebebi ortaya
çıkmaktadır. Bu özelliklerin bilinmeleri yenidir. Vahyin
doğruluğunu pekiştirme sadedinde Kur’ân’da dakik şekilde
onlara işaret eden lafızlarla bu özelliklerin
zikredilmeleri bu sözlerin yüce yaratıcı Allah’a (c.c)
ait olduğuna kesin kanıttır. |