|
KUYRUK SOKUMU KEMİĞİ İLE İLGİLİ HZ. PEYGAMBERİN
HADİSLERİNDE BULUNAN MUCİZEVÎ BİLGİ
Dr. Muhammed Ali el-Bâr
Hz. Peygamberin hadisleri insan bedeni ile ilgili pek
çok hususu açıklamıştır. Bunların birçoğu bilim adamlarınca çok yakın
zamanlarda açıklanabilmiştir. Hatta hadislerde yer alan bazı gerçekleri
hakkıyla anlayabilmek için fen bilimlerinde ilerlemeye ihtiyaç
bulunmaktadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Onun gerçeğin
ta kendisi olduğu kendilerine apaçık belli oluncaya kadar ayetlerimizi
onlara hem afakta hem kendi nefislerinde göstereceğiz.” (Fussilet
Suresi, 41/53)
Kuyruk sokumu ile ilgili hadisler, insan embriyosunun
tamamının kuyruk sokumundan oluştuğu gibi kıyamet gününde de insanın
topraktan yaratılınca Allah’ın emriyle yeniden kuyruk sokumu kemiğinden
teşekkül edeceğini açıklamıştır.
Kuyruk sokumu kemiği ile ilgili bazı hadisler şu
şekildedir:
Buhari es-Sahih’te Ebu Hüreyre’den naklen Hz.
Peygamber’den şöyle rivayet etmiştir:
“Sura üfürmeler arasında kırk vardır”
Hadisi Ebu Hüreyre’den işiten ravi “kırk gün mü?” diye sordu. Ebu
Hüreyre “Bilemiyorum” dedi. Ravi “kırk ay mı?” diye sordu. Ebu Hüreyre
“Bilemiyorum” dedi. Ravi “Kırk yıl mı?” diye sordu. Ebu Hüreyre yine
“Bilemiyorum” dedi. Ebu Hüreyre bu süreyi gün, ay, yıl ile sınırlamak
istemedi. Ebu Hüreyre hadisi şöyle devam etti: “Daha sonra Allah
gökten bir su indirir, insanlar bir bitki gibi yetişirler. İnsan
bedeninde bir kemik hariç her şey toprağa karışmış ve yok olmuştur. O
kemik de kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet gününde yeniden yaratma bu
kemikten olacaktır.” (Buhari, Tefsir, Zümer Süresi, 86. ayet
tefsiri; Nebe Süresi, 18. ayet tefsiri).
Müslim es-Sahih’te benzer bir rivayeti Ebu Hüreyre’den
nakletmiştir: “Toprak her insanın tüm bedenini yer, ancak kuyruk
sokumu kemiği hariç. İnsan bu kemikten yaratılmıştır, yeniden
yaratılması da yine bu kemikten olacaktır.” Hadisin bir diğer lafzı
şöyledir: “Bir kemik hariç insan bedeni toprağa karışır ve yok olur.
O da kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet gününde yeniden yaratılış da o
kemikten olacaktır.” Müslim, Fiten.
Müslim’de yer alan bir diğer rivayetin lafzı şöyledir:
“İnsanda bulunan bir kemiği toprak hiçbir zaman yemez.
İnsan kıyamet gününde ondan yaratılır” Ashap bunun hangi kemik olduğunu
sordu. Hz. Peygamber kuyruk sokumu kemiği olduğunu söyledi.”
Ebu Davud Sünen’de Ebu Hüreyre’den naklen şöyle rivayet
etmiştir: “Toprak her insanı yer, ancak kuyruk sokumu kemiğini yemez.
İnsan ondan yaratılmıştır ve yine ondan var edilecektir”. Ebu Davud,
Sünne.
İmam Malik de bu hadisi Muvatta’da el-Cenaiz bölümünde
aynı lafızla nakletmiştir.
Nesai de bu hadisi el-Cenaiz’de nakletmiştir. İbn Mace
de Sünen’de Zühd bölümünde, Ahmed b. Hanbel Müsned’in çeşitli yerlerinde
nakletmiştir. İbn Hibban Sahih’de yukarıdaki lafızlarla birçok yerde
nakletmiştir. Bu rivayetlerden biri Ebu Said el-Hudri’den
nakledilmiştir. Ebu Said Hz. Peygamber’den toprağın kuyruk sokumu
kemiği haricinde insanı yediğini nakletmiştir. Hz. Peygamber kuyruk
sokumu kemiğinin bir hardal tanesi gibi olduğunu ve insanın bu kemikten
yaratıldığını belirtmiştir. Bu rivayet haricinde, konuyla ilgili diğer
rivayetler Ebu Hüreyre’den menkuldur.
Embriyolojide kuyruk sokumu kemiği

18 günlük bir insan embriyosu
Placenta tamamlanmış, embriyo rahim duvarına yapışmış,
başlangıç çizgisi ve hamilelik boyunca uzayan sırttaki hücre açılması
gözükmüştür. Bunlar iç ve dış disk tabakaları olan endoderm ve ektoderme
kadar ulaşır, böylece başlangıç çizgisi ortaya çıkar. Başlangıç çizgisi
olmasaydı ceninin diğer kısımları oluşmazdı, hızlı gelişim aşamaları
belirmezdi. Ceninin farklı katmanları arasındaki farklılık ve
çeşitlilikler belirmezdi. Böylece de farklı olanlar meydana gelemezdi.
Embriyoloji bilimi kuyruk sokumu kemiğinin başlangıç
çizgisi (primitive streak) olduğunu açıklamıştır. Bu başlangıç çizgisi
cenininin tüm tabakalarının ortaya çıkmasının özellikle de sinir
sisteminin ardından oluşur. Daha sonra bu çizgi kaybolur, geriye sadece
kuyruk sokumu kemiği kalır.
Başlangıç çizgisinin oluşumu
Sperm yumurtayı dölledikten sonra zigot hücresinden
embriyonun özü meydana gelir. Daha sonra hücre bölünmeleri başlar, adeta
dut görüntüsü alır. Daha sonra içinde sıvı oluşup da orta kısmı meydana
gelince küre gibi bir görüntü alır. Bu nedenle bu yığın asıl ve öz hücre
grubu olarak isimlendirilir. Bu yığın daha sonra döllenmenin altı ya da
yedinci gününde blastula denilen rahim duvarına tutunur. İki hücre
grubundan meydana gelmiştir:
a.
Dış : Cytotrophoblasts adı verilen ve
rahim duvarına tutunarak hücre gruplarını sabitleyen hücreler. Aynı
zamanda hücre gruplarının rahimde yer alan kan ve sıvılardan
beslenmesini sağlar.
b.
İç: Cenin, Allah’ın izniyle, bu
yığından meydana gelir. Bu kısım ikiye ayrılır:
1.
Ektoderm
2.
Endoderm
İç tabaka olan endoderm tabakası döllenmenin sekizinci
gününde ortaya çıkar. Dış tabaka olan ektodermin yüzeyinde küçük bir
yarık vardır. Bu yarık plasentanın başladığı yere denk gelir. Plasenta
hücreleri ektoderm hücrelerinden meydana gelir.
Dokuzuncu günde endoderm hücrelerinden bir hücre şeridi
oluşur ve ekstra embriyonik mezoderm hücrelerine ulaşır. Böylece primary
yolk sac meydana gelir.
13. günde Cytotrophoblasts hücrelerinden chorionic villi
olarak bilinen oluşumlar meydana gelir. Bu oluşumlar ceninin kesesini
rahme sabitler. Cenin burada ağaç gibi dallanır. Endoderm hücreleri
ikincil yolk kesesini oluşturacak şekilde gelişir. Bu arada birinci yolk
kesesi küçülür.
İkinci haftanın sonunda birbirine bitişik iki diske
benzer:
1.
Ektoderm.
Amnion kesesini oluşturur.
2.
Endoderm:
Yolk kesesini oluşturur.
Bu iki disk cephalic portion olarak bilinen ön kısımdan
birleşirler. Bu birleşme alanı prochordal plate olarak bilinir. Aynı
şekilde bu iki disk caudal portion olarak bilinen arka kısımdan da
birleşir. Bu birleşme alanı ise cloacal plate olarak isimlendirilir.
14. günde iki disk uzayarak armut şeklini alır. Enli
olan kısım ön kısımdır. Ektoderm hücreleri arka kısımda başlangıç
çizgisini (primitive streak) oluşturacak şekilde gelişir. Başlangıç
çizgisi ilk olarak döllenmenin on beşinci gününde ortaya çıkar. Böylece
hızlı bir bölünme faaliyeti başlar ve ortada mezoderm adı verilen yeni
bir tabaka meydana gelir.

16 günlük iki cenin.
A işaretli alanda başlangıç çizgisi görülmekte. Bu çizgi
ceninin arka kısmına denk geliyor. B işaretli resimde başlangıç
çizgisine doğru uzayan bir kesit görülmekte. Bu kesit ektoderm hücreleri
bölünürken bu alanda başlangıç çizgisinin nasıl oluştuğunu, ektoderm ve
endoderm tabakaları arasında mezodermin meydana gelişini gösteriyor.
Başlangıç çizgisinin ortaya çıkmasının neticesinde sinir
sistemi ve notochord ortaya çıkıyor. Mezoderm tabakası da başlangıç
çizgisinin ortaya çıkmasıyla beliriyor. Böylece ceninde organ oluşumu
başlıyor. Başlangıç çizgisinin oluşmaması halinde bu organlar asla
meydana gelmez. Ceninin disk şeklindeki ilk aşaması organ oluşumu
aşamasına gelemez. Çünkü sinir sistemi başlangıç çizgisinde yer
almaktadır.
Başlangıç çizgisi bu denli önemli olduğundan dolayı
Britanya’daki Warnock komisyonu, (insan embriyosunu gelişimi
uzmanlarından oluşan) doktorların ve araştırmacıların suni döllenme
üzerinde deney yapma zamanını başlangıç çizgisinin oluşmasıyla
sınırlamışlardır. Komisyon bu deneylerin başlangıç çizgisi oluşmadan
önce yapılmasına izin vermiş, oluşmasından sonra ve sinir hücrelerinin
başlangıçları göründükten sonra bu tür araştırmaları yasaklamıştır.
Başlangıç çizgisi meydana geldikten sonra şu olaylar
gerçekleşir:
1. Notochord (embriyonun sırt tarafında omurgayı
oluşturacak olan hücre kümesinin oluşturduğu uzun kordon) ortaya çıkar
ve primitive node kadar uzanır. Bu aynı zamanda hensen düğümü olarak da
bilinir.
2. Yuvarlak cenin diski armut şeklini almaya başlar.
Böylece iki ucu ortaya çıkmış olur. Enli kısım baş kısmıdır, ince kısım
ise ayak kısmıdır.
3. Üçüncü haftanın sonunda Ektoderm tabakasından sinir
uçları görünmeye başlar. (20-21. günler) Sinirlerin oluşum aşaması
(nöral plate) başlangıç çizgisine kadar uzanır. Bu aşama uzar ve
sinirler katlanır. (nöral folds). Aşağıda olan kısım nöral akış adıyla
bilinen yöndür. Bu akış hızla katlanır ve nöral tüpleri kapatmaya
çalışır. Bu tüpler iki yerde açık kalır: Başucu ve ayakucu.
Başucu açıklığı: Ön sinir açıklığı (anterior nöral pore)
veya röstral nöral pore olarak adlandırılır. Ön sinir uçları 25. günde
kapanır. Arka sinir uçları ise 27. günde kapanır. Böylece sinir tüpleri
kapanmış olur. Sinirlerin büyük bir kısmı beyni meydana getirir. Son
kısım ise dikensi bir ilik olan kuyruk kısmıdır.
Sinir uçlarının kapandığı zamanda otic placode olarak
adlandırılan işitsel sinirlerin ve lens placode olarak adlandırılan
görme sinirlerinin oluşum safhası gerçekleşir.
Beyin, sinir tüplerinin yüksek üçte ikilik kısmında
oluşur. Dikensi ilik ise aşağıda yer alan üçte birlik kısımda meydana
gelir. Bu doku düzeyindedir. (Dördüncü ve beşinci).
Dokular (somites) kafatası alanında dörtte birlik bir
yer tutar.
4. Mezoderm tabakası, hücre gruplarından meydana gelmiş
embriyonun merkezinin çevresinde yoğunlaşarak oluşur. Omurga ve kaslar
oluşur, alt ve üst sinir uçları mezoderm tabakasından meydana gelir. kas
ve iskelet sistemi burada oluşur.
Mezoderm tabakası üç kısma ayrılır:
Birinci kısım: Embriyonun
merkezinin yanında yer alan mezodermdir. Ceninin duyu organlarıdır.
Sinir sistemi ve dokular burada meydana gelir. 3. ve 5. haftalar
arasında embriyoda dokular çok net görünür. İskelet sistemi ve kaslar da
burada oluşur. alt ve üst sinir uçları oluşmaya başlar.
İkinci kısım: Orta tabakadır.
Orta mezoderm tabakası olarak bilinir. Üreme ve üriner sistem burada
oluşur.
Üçüncü kısım: Lateral
mezoderm denilen dış mezoderm tabakasıdır. İkiye ayrılır: İç kısım ve
duvar kısmı. Bu iki kısım arasında intra embriyonik ceolom adı verilen
bir alan vardır. İç karın zarı, akciğerlerin zarı ve kalp zarı burada
yaratılır. Kan damarları, kaslar, sindirim sistemi bu alanda meydana
gelir.
Başlangıç çizgisi embriyonun bölümlerinin oluşmaya
başlamasında önemli bir yere sahiptir. Diğer aşamalar ve organlar burada
meydana gelir. Organların oluşum aşaması olarak bilinen dönem
(organogenesis) başlangıç çizgisi, Sinir sistemi, dokular, oluşmadan
gerçekleşmez. 4. haftanın başından 8. haftanın sonuna kadar başlangıç
çizginsin varlığı devam eder. Embriyonun başlıca sistemleri ve organları
bu dönemin sonunda neredeyse tamamlanmıştır. Geriye ince ayrıntılar ve
gelişim kalmıştır.

Açıkladığımız aşamalar
1.
2. haftanın sonunda embriyo
alaka halindedir. Başlangıç çizgisi ortaya çıkmıştır. Armut şekli
belirmiştir. Geniş alan baş kısmıdır. Dar alan ise ayak kısmıdır.
Başlangıç çizgisinin ortaya çıkması ile notochord (embriyonun sırt
tarafında omurgayı oluşturacak olan hücre kümesinin oluşturduğu uzun
kordon) da ortaya çıkar. Bunu da hızla dokular ve sinirler izler.
2.
Dokuların başlangıcı sinirlerin
oluşum aşaması ve sinirlerin katlanmaya başlaması ve sinir akışı
gerçekleşir. (22 günlük embriyo)
3.
Yedi çift doku meydana gelir.
Sinir akışı başlar. Sinirler dokuları kilitlemeye başlar. Ortasında
nöral kanallar olan sinirler oluşur. Ancak bu kanallar iki yönden
açıktır. Baş ve ayak uçları. Sinirlerin oluşum aşaması baş kısımda
gerçekleşir. Diğer aşamalardan daha geniş bir hacme sahiptir. (22 günlük
bir embriyo)
4.
Bir çiğnemlik et olma aşaması
başlar. İki tarafta 10 çift doku vardır. (23 günlük). Baş kısmı ve ayak
kısmı hariç sinir uçları kapanır. Sinirler özellikle baş kısımdakiler,
Baş kısmın en tepesinde rostrum adı verilen sinir gelişir.
5.
Bir çiğnemlik etin iki tarafında
19 çift doku meydana gelir. (25 günlük). Baş kısımdaki sinirlerin
katlanmaya başladıkları açıkça görünür.
Sinirler baş kısımdaki açıklıkları kapatmaya başlar.
Sinir kanalları damarların içinde oluşur. Bu kanallar beyinde ve beynin
iç kısmındaki sinirler olacaktır. Dikenli ilikte olan spinal kanal
olarak adlandırılır. Burada beyin sıvısı meydana gelir. Bu sıvının
dimağın ve dikenli iliğin korunmasında önemi büyüktür.
Başlangıç çizgisinin durumu
Başlangıç çizgisinin önemi büyüktür. Çünkü notochordun
ve mezoderm tabakasının oluşmasını sağlar. Başlangıç çizgisi dördüncü
haftanın sonunda önemini yitirir. Katlanmaya başlar ve kuyruk soku
bölgesinde gizlenir. Bu zayıf iz gözle görünmeyecek hale gelinceye kadar
katlanır.
Hz. Peygamber insanın kuyruk sokumu kemiği dışında bir
azasının kalmayacağını belirtmiştir. Allah bedenleri diriltmeyi
dileyince gökten üzerlerine bir yağmur yağdıracak ve insan bu başlangıç
çizgisinin kalıntısı olan kuyruk sokumu kemiğinden diriltilir.
Sonuç
Kuyruk sokumu kemiği ile ilgili hadisler Hz. Peygamberin
mucizelerindendir. Embriyoloji bilimi insanın kuyruk sokumu kemiğinden
meydana geldiğini ve oluştuğunu açıklamıştır. Bu kemik başlangıç çizgisi
olarak kabul edilir. Bu çizgi hücrelerin bölünmesine ve ayrılmasına,
daha sonra sinir sisteminin meydana gelmesine sebep olur. (Önce sinir
akışı, daha sonra sinirler ve en son sinir sistemi). Bu başlangıç
çizgisi katlanır ve ancak küçük bir izi kalır. O iz de kuyruk sokumu
bölgesindedir. Bu bölgede de kuyruk sokumu kemiği bulunmaktadır. İnsanın
kıyamet günü yeniden yaratılması da Hz. Peygamber’in buyurduğu gibi,
yine bu kemikten olacaktır. |