Konuyla İlgili Hadisler:
1. İmam Müslim’in Sahih’inde geçen rivayette Hz.
Aişe’nin şu şekilde rivayet ettiği belirtilmektedir: “Allah’ın
elçisi şöyle buyurmaktadır: “Allah, Ademoğlundan her birini 360
eklemle yaratmıştır. Her kim 360 ekleminin sayısı kadar Allah’ı
yüceltir, O’na hamd eder, O’nu tesbih eder, O’ndan tövbe diler yahut
insanların yolundan onlara engel olan bir taşı, bir dikeni, bir
kemik parçasını kaldırır, ya da insanlara iyiliği emredip onları
kötülükten alıkoyarsa kıyamet gününden kendisini ateşten kurtarır.”
(İmam Müslim, Kitabu’z-Zekat)
2. İmam Buhari, Sahih’inde Nebî salla`llâhu aleyhi
ve sellem`in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Resûl-i Ekrem (bir
kere): - Her müslüman üzerine sadaka vermek vâcibdir,
buyurmuştu. Ashâb-ı Kirâm: - Yâ Resûlallâh! Ya sadaka edecek bir şey
bulamayan (ne yapsın?) diye sordular. Resûl-i Ekrem: - Eliyle
kazanır. Hem kendi nefsine faydalı olur, hem de sadaka verir,
buyurdu. Ashâb-ı Kirâm: - Ya bir kazanç yolu bulamazsa? diye
sordular. Resûl-i Ekrem: - İhtiyac sâhibine, mazlûma yardım eder,
buyurdu. Ashâb-ı Kirâm: - Böyle bir yardım yolu da bulamazsa, (gücü
yetmezse) dediler: Resûl-i Ekrem: - Hayır işlesin, şerden de
nefsini esirgesin. Bu da o kimse için sadakadır, buyurdu.
3. İmam İbn Hacer, Buhari şerhinde yukarıdaki
hadisle ilgili şunları söylemektedir: “Hadiste geçen “Her bir
Müslüman’a sadaka vermek vaciptir” ifadesi, zorunluluk anlamında
değil, yapılması hoş olan bir fiili ifade içindir. Vacip kelimesinin
müstehap anlamı ifade ettiği başka hadisler de mevcuttur. Mesela Hz.
Peygamber’in “Müslüman’ın şu altı şeyi yapması gerekir”
şeklindeki ifadesinde yapılması hoş olan şeyler belirtilmiştir. Hz.
Ebu Zerr’rin rivayet ettiği “Sizden her birinizin her bir eklemi
için bir sadaka vermesi gerekir” hadisi de bu şekildedir. Yine
Hz. Aişe’nin rivayet ettiği hadiste şöyle buyrulmaktadır: “Allah
Âdemoğlundan her birini 360 eklemle yaratmıştır.”
4. Ahmed B. Hanbel, Müsned’inde, Ebu Bureyde’nin Hz.
Peygamber’den rivayet ettiği şu hadisi zikreder: “İnsanda 360
adet eklem (mafsal) vardır. Kişinin her bir eklem yeri için bir
sadaka vermesi gerekir.” Sahabeler dedi ki: “Ey Allah’ın Rasulü
buna kimin gücü yeter ki?” Hz. Peygamber şöyle cevap verdi:
“Mescitte gördüğün bir tükürüğü gömmen, yolda insanlara eza veren
bir şeyi kaldırman, bunlara da gücün yetmiyorsa kuşluk vaktinde iki
rekat namaz kılman yeterlidir.” (İmam Ahmed, Müsned, 23700)
Bilimsel Gerçeklikler İle Hadis
Metni Arasında Uyum Konusundaki Problemler:
1. Hadisi anlama konusunda eklem kelimesinin sadece
iki kemik arasındaki yer olduğunu belirtip kıkırdakların arasını
eklem olarak kabul etmemek.
2. Eklem kelimesinin tanımındaki ilmî ihtilaftan
kaynaklanan problem. Nitekim kelime anlamı bakımından eklem, iki şey
arasındaki ayrılık anlamına gelmekte olup bu anlam ıstılahta iki
kemiğin ya da kıkırdağın birleşme yerini ifade etmektedir.
3. İnsan vücudunda tekrar eden durumlar için bir
kaide konması gerekliliği. Nitekim iki kemik birden fazla yerde
ayrılmaktadır. Bu ayrılma yeri bir eklem yeri mi sayılacak yoksa her
bir birleşme yeri eklem mi kabul edilecek, bu durum tespit
edilmelidir.
Şekli olarak var olan bu çelişkiyi eklem
kelimesinin bilimsel tanımını yaparak ortadan kaldırmak ve eklem
kavramının insan vücuduna has olduğunu belirtmek:
Eklem Kelimesinin Bilimsel
Tanımını Ortaya Koymak:
Bizim bu araştırmamızda dayandığımız tanıma göre
eklem, aralarında ayrılık olduğu müddetçe, insan vücudundaki iki
kemik ya da bir kemik ve kıkırdak, ya da iki kıkırdak arasındaki
buluşma yeridir.
Bu tanım, dil bilimi açısından bir eksiklik
taşımamanın yanı sıra eklem kelimesini bilimsel kurallarla
kayıtlandırmaktadır. Bu bilimsel kurallara göre eklem kıkırdakları
da içine almaktadır. Aynı zamanda bu tanım modern bilimsel
gerçekliklerle de çelişmemektedir. Bilakis Arapçada sözlük anlamıyla
“iki şey arasındaki ayrılık, fasıla” anlamına gelen eklem
(fasıl/mafsal), dil açısından da bu tanımın uygunluğunu
göstermektedir. Her ne kadar birden çok yerde kemikler arasında
ayrılık olsa da bunların tek bir yerde ayrıldığı esası, ortaya
çıkmaktadır. Böylelikle yaptığımız tanımdan bir takım yan kaideler
daha oluşmaktadır:
Kıkırdak eklemlerin sayısına kemiğin etrafını saran
kıkırdaklar dahil değildir. Çünkü buradaki kıkırdak erken yaşlarda
kemikleşmekte, arasında herhangi bir boşluk kalmayacak şekilde
etlerle kaplanıp bütünleşmektedir.
Örnek 1: Uyluk kemiklerinin ayakla birleştiği
eklemler.
Örnek 2: Servikallerin kafatasının arka kısmıyla
birleştiği yer.
1. Yukarıdaki örneklerde geçen sayımda aralarında
herhangi bir ayrılık kalmadığı için kıkırdak ile kemiğin birleşmesi
eklem olarak sayılmamıştır. Örnek olarak kaburga kıkırdaklarının
kaburga kemikleriyle bütünleşmesi verilebilir.
2. Birden çok yerde birleşme olsa da iki kemik
arasındaki birleşme yeri bir eklem olarak kabul edilmiştir.
Örnek 1: Alın kemiğinin kafatasıyla birleştiği yer
ile omurga kemiğinin kafatası ile birleştiği yer…
Örnek 2: Servikallerle omurga kemiğinin birleştiği
yer…
Konulan Kurallar Çerçevesinde
İnsan Bedenindeki Eklem Yerlerinin Sıralanması
a.
Detaylı Sayım:
1.
KAFATASI
EKLEMLERİ