|
DOMUZ ETİNİN YASAKLANMASINDAKİ MUCİZE
Dr. Fehmi Mustafa Mahmud
Bu araştırma 7. Bilimsel Mucizeler Sempozyumunda
sunulmuştur. Çalışmanın tamamı internet sitemizde daha sonra
yayınlanacaktır.
ARAŞTIRMANIN ÖZETİ
Yüce Allah
(c.c) insanı, ona neyin yarayıp yaramadığını, neyin zararlı neyin
faydalı olduğunu en iyi bilecek şekilde yaratandır. O, insanların dünya
hayatındaki maslahatlarını korumanın yanı sıra Ahiret hayatındaki
mutlulukları için şeriatler göndermiştir. Bu ilâhî hukuk sistemleri, beş
temel zaruretin korunmasını hedeflemiştir: Din, can, namus, mal ve akıl.
İslam dini
gönderilen bu semavî sistemlerin sonuncusu ve en yücesidir. Kendisinden
önce gönderilen şeriatlere üstün gelmiş, koymuş olduğu kuralların
üstünlüğü ile zirveye ulaşmıştır. İslam dini de beş temel esasın
korunması hususuna vurgu yapmış, insan sağlığının, insanın bedenine ve
ruhuna zarar verecek her şeyden korunması için büyük bir titizlik
göstermiştir.
Gerek
Kur’ân-ı Kerîm ayetleri, gerekse Hz. Muhammed’in (a.s) hadisleri yiyecek
ve içeceklerden helal olanları belirtmektedir. Yüce yaratıcı kutsal
kitabında kıyamete kadar geçerli olan gerçeği bildirmiş, her temiz şeyin
helal, her haramın da murdar olduğunu beyan etmiştir.
Allah (c.c)
Maide Suresinde temiz şeyler hakkında şöyle demektedir: “Sana
kendilerine neyin helal kılındığını sorarlar. De ki: ‘Bütün temiz şeyler
size helal kılındı’.”(Maide, 5/4) Yine Kuranı Kerim’de Müminun
Suresi 51. ayette: “Ey Resuller! Güzel ve temiz olan şeylerden yiyin
ve Salih amellerde bulunun.” (Müminun 23/51) buyrulmaktadır. Bakara
Suresinin 168. ayetinde ise bütün insanlığa hitaben yiyeceklerden temiz
olanlarının yenmesi, bunun dışındakilerden kaçınılması gerektiği şu
şekilde belirtilmiştir: “Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helâl
ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o,
sizin için apaçık bir düşmandır.” (Bakara 2/168)
Yüce Allah
(c.c) müminleri kötü şeylerden uzak tutmak ve temiz fıtrat sahiplerini
murdar şeylerden uzaklaştırmak için Maide ve Bakara Surelerinde şöyle
buyurmuştur: “De ki: Murdar ile temiz, murdarın çokluğu hoşuna gitse
de bir olmaz.” (Maide 5/100) “Ey iman edenler, kazandıklarınızın
iyi olanından ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin.
Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye
kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah, hiç bir şeye ihtiyacı
olmayandır, övülmeye layık olandır.” (Bakara 2/267)
Allah (c.c)
Araf suresinde bir ayette iki zıt şeyi bir arada zikrederek (Temiz
şeylere rağbet, kötü şeylerden nefret ettirme) Kuran’ın sayılamayacak
kadar çok olan mucizevî üslubundan bir yönünü daha göstermiştir: “O
(peygamber) onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü)
yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor.”
(Araf 7/157)
Yukarıda
geçen altı ayet ile Allah (c.c) bütün insanlık için belirli bir kanun ve
hassas bir ölçü koymuştur. Bunun sayesinde insanlık Hz. Peygamber
döneminden sonra kıyamete kadarki dönem içerisinde ortaya çıkan yeni
şeyler hakkında iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırt edebilecek,
böylelikle temiz şeylere yönelecek ve murdar olan şeylerden
kaçınacaktır. Bu durum İslam şeriatının kıyamete kadar bütün zaman ve
mekanlar için uygun olduğu görüşünü doğrulamaktadır.
Araştırmamızda Yüce Allah’ın domuz etini yasaklamasının birçok
sebebinden bazılarını ele alacağız. Şunu belirtmeliyiz ki bu konuda
yapılmış olan araştırmalar, her ne kadar sayıları çok da olsa, domuz
etinin yenmesindeki zararların sadece bir kısmını açıklayabilmektedir.
Şuna kesinlikle inanmaktayız ki önümüzdeki senelerde yapılacak
araştırmalar domuz etinin haram kılınmasındaki mucize hakkında daha nice
gerçekleri ortaya çıkaracaktır. Ancak bilimsel gelişmeler ne kadar
ilerlerse ilerlesin, insanlığın bilgisi ve idraki daima sınırlı
kalacaktır. Allah ise sonsuz ilim ve hikmet sahibidir. |