|
Fuhuşun Yayılmasıyla Hasatlıkların Artması
Prof. Abdulmecid Zindani’nin Prof. Berswad ile Görüşmesi
“Bu ilahi ilham veya vahyin olayları yönettiğini
algılama konusunda güçlük çekmiyorum…”
Prof. Berswad
Prof. Zindani: Bu sözlerin
sahibi Kanada Minutuba Üniversitesi Tıp Fakültesi anatomi bölüm başkanı
Profesör Berswad’tır. Onun varlığını bize Dr. Moor haber vermiş ve onun
hakkında “Orada kendileri için sadece gerçeği aramanın önemli olduğu
bazı özgürlükçü bilim adamları var” demişti. Berswad kadın hastalıkları
alanında birçok önemli çalışması olan oldukça meşhur bir bilim adamıdır.
Aynı zamanda kendisinin Kuran ve Sünnet’te yer alan bazı mucizelere
işaret eden çalışmaları da olmuştur. Kitaplarında bu mucizelere işaret
etmiş, birçok konferansta bu gerçekleri dile getirmiştir.
Çalışmalarından birisi de Hz. Peygamberin Müslim’de yer alan şu hadisi
üzerinedir: “Anne karnındaki cenine 42. gününde Allah bir melek
gönderir ve onu şekillendirir, onun işitme, görme duyularını yaratır,
onun cildini, kaslarını ve kemiklerini oluşturur ve sonra şöyle der: ‘Ey
Rabbim! Erkek mi olsun dişi mi?’ Rabbin de dilediğine karar verir.”
Ceninin 35 günlük bir fotoğrafına baktığımızda neredeyse
onun bir insan olup olmadığını ayırt edemeyecek durumda oluruz. Ancak
42. gündeki resmini inceleyecek olursak ki bu resimler ceninin 35 günlük
halinden bir hafta sonra Siba adındaki bir firma tarafından bütün
dünyadaki ilim adamları için çekilmiş resimlerdir, burada tıpkı Prof
T.F.N. Berswad’ın dediği gibi 35 günlük bir ceninin insan olup olmadığı
belli olmazken 42. günde artık insana benzemiştir. Nitekim hadiste de
aynı gerçekler yer almaktadır: “Anne karnındaki cenine 42. gününde
Allah bir melek gönderir ve onu şekillendirir, onun işitme, görme
duyularını yaratır, onun cildini, kaslarını ve kemiklerini oluşturur”
Fuhuşun Yayılmasıyla Hastalıkların
Artması
Prof. Berswad Kuran ve Sünnet’in modern bilimlerle
ilişkisiyle ilgili birçok araştırma yapmıştır. Araştırmalarından birisi
de İbn Mace ve Hakim’in eserlerinde rivayet edilen Hz. Peygamber’in şu
sözüyle ilgilidir: “Bir toplumda fuhuş ortaya çıkar ve açıktan
işlenmeye başlarsa mutlaka orada daha önce atalarında görülmemiş taun ve
hastalıklar yayılır.” Prof. Berswad araştırmasında Hz. Peygamber’in
bu sözünü şöyle açıklamaktadır:
Prof Berswad: Genel kabul
gören anlayışa göre kadının rahminde görülen hastalıkların kadının yaşı,
yapmış olduğu cinsel ilişki sayısı ve doğum oranıyla yakından ilişkisi
bulunmaktadır. Bulaşıcı hastalıklar üzerine yapılan araştırmalar kanser
hastalığı ile yapılan cinsel ilişki arasında karşılıklı güçlü bir bağ
olduğunu açıkça ortaya çıkarmıştır. İslam’a aykırı bir şekilde kurulan
ve insan tabiatına ters olan cinsel ilişkilerin tehlikeleri ve
neticeleri, 1400 yıl kadar önce bu hadiste zikredilmiştir ki kanaatimce
burada AİDS hastalığına da işaret vardır.
“Bir toplumda fuhuş ortaya çıkar ve açıktan işlenmeye
başlarsa mutlaka orada daha önce atalarında görülmemiş taun ve
hastalıklar yayılır.” Yasak cinsel ilişkiler,
cinsel sapmalar, insanın fıtratına ters cinsel bir yaşam AİDS gibi daha
önceleri görülmemiş ve hala tedavileri için bir ilaç bulunamamış
hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Prof. Zindani: Hz.
Peygamber’in şu sözleri üzerinde dikkatlice düşünmek gerekir: “Bir
toplumda fuhuş ortaya çıkar ve açıktan işlenmeye başlarsa mutlaka orada
daha önce atalarında görülmemiş taun ve hastalıklar yayılır.” Zira
onun bu sözüyle Avrupa ve Amerika’nın ahlaksızlığı, fuhuşun her
türlüsünü ve zinanın yaygınlaşmasını serbest bırakıp teşvik etmesiyle
ciddi bir ilişki vardır. Onların bu ahlaksızlıkların yayılmasına göz
yumması, hatta böylesine insanlık dışı bir yaşamı teşvik etmeleri kendi
toplum yapılarını ciddi anlamda sarsan hastalıkların yayılmasına
sebebiyet vermiştir. Bu hastalıkların yeni hastalıklar olması, onlara
korku verecek derecede olması, kendilerinden önce böylesine
hastalıkların bulunmaması Hz. Peygamber’i doğru çıkarmıştır.
Prof. Berswad’ın Hz. Peygamber’in bu sözlerinin
günümüzde anlaşılmasıyla ilgili çok ciddi katkıları olmuştur. Kendisine
bu konuda sorulduğunda şunları söylemiştir:
Prof. Berswad: Okuduklarım
neticesinde Hz. Muhammed’in oldukça basit bir hayatının olduğunu gördüm.
O ne okuyabiliyor, ne de yazabiliyordu. Ancak o, içinde yaşadığı
toplumda el-Emin (güvenilir) olarak biliniyordu. Biz bugün onu anınca
1400 yıl önce yaşamış, oldukça derin, ince ve bilimsel anlam ifade eden
açıklamalar yapan güvenilir bir insan olarak anmaktayız. Şahsen ben bu
açıklamaların tesadüf eseri olamayacağına inanmaktayım. Hz. Peygamber’in
açıklamalarındaki bilimsellikten hareketle Dr. Kiss Moor gibi ben de bu
bilgilerin ilahî yönü bulunan bir ilham veya vahiy olduğunu
düşünmekteyim.
Prof. Zindani: Allah
tarafından Hz. Muhammed’e gönderilenler Allah’ın bilgisiyle ona gelen
vahiylerden ibarettir. “Lakin Allah, sana indirdiğine şahitlik eder
ki onu kendi ilmiyle indirmiştir.” (Nisa 4/166) İşte bu açık bir
delildir, Allah’ın yol göstermesidir. Kıyamete kadar kalıcı olacak olan
gerçeklerdir. “Kendilerine ilim nasib edilenler, sana indirilen
Kitabın, Rabbin tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğunu ve o
mutlak kudret sahibi, bütün güzel övgülere layık olan Allahın yolunu
gösterdiğini bilirler.” (Sebe 34 / 6) |